![]() |
| Konya Mevlana Müzesi (Belkıs Doğan-2017) |
Bildiğim yahut yeni öğrendiğim her şeyi başkalarıyla paylaşmayı, onlara anlatmayı oldum olası çok severim. Ancak kesin olan bir gerçeklik var ki söz uçuyor ve yazı kalıyor. Yazmak ise en çok yine kişinin kendisine iyi geliyor şüphesiz. Velhasıl bu duygu ve düşüncelerle, bahsi geçen konularda serbest yazılara yer verme niyetiyle yola çıkıyor ‘KilitTaşıBlog’.
İlginç olan ise bir yerden başlamak gerektiğini düşünüp ‘Kilit Taşı’na varmak oldu esasen. Zira ‘başlama eylemi’ ile ‘Kilit Taşı’ terimi kendi içinde bir tezat teşkil ediyor. Nedeni ise Kilit Taşı’nın anlamında saklı…
Peki, nedir Kilit Taşı?
Tarihî serüveni, mimaride bir dönüm noktası olan kemer yapımının ortaya çıktığı Antik Roma Dönemi’ne (M.Ö.VIII. yy) kadar uzanıyor. Nitekim Kilit Taşı demek kemer demektir. Bir başka ifadeyle Kilit Taşı olmazsa kemer de olmaz.
![]() |
| Süleymaniye Camii |
Neden mi?
Çünkü taşlardan örülü kemerin orta ve en üst bölümüne, en son yerleştirilen ve kemeri ayakta tutan taştır Kilit Taşı. Aynı durum kubbe ve tonozlar için de geçerlidir. Günümüze ulaşan, ihtişamlı ve heybetli duruşlarıyla bizleri büyüleyen devasa kubbeli yapıları ayakta tutan da bir Kilit Taşı’dır nihayetinde. Kubbe, tonoz ve kemerlerin tepe noktalarına konan ve örgüyü kilitleyerek üstüne gelen ağırlığı yanındaki taşlara aktarandır Kilit Taşı. Görkemli mimari eserlerin inşa edilebilmesi için olmazsa olmaz bir anahtardır aynı zamanda. Bu özelliği sebebiyle anahtar taşı olarak da anılır kimi kaynaklarda. Altı dar üstü geniş görünümüyle geometride ters bir eşkenar yamuğa benzer. Alt kısmı üstüne göre dar olmalıdır ki yek vücut duruşlarından sorumlu olduğu taşları sımsıkı kenetleyebilsin. Böylece bir köprüye, bir kubbeye binen ağırlığı dengeler ve bu ağırlığın sırasıyla en yakınındaki taştan en son taşa kadar aktarılmasını sağlar.
![]() |
| Ayasofya Camii |
Kubbeler onun sayesinde ayakta durur,
Köprüler, kemerler, tonozlar ha keza…
Öyle ki Kilit Taşı olmadan ne Ayasofya olur, ne Süleymaniye, ne Mostar, ne Malabâdi, ne Mağlova ne de kemerlerinin birbiri ardına sıralanışı ile insana bambaşka alemlerin kapısını aralayan Elhamra…
![]() |
| Mağlova Su Kemerleri |
![]() |
| Şiraz Vekil Camii (Belkıs Doğan-2017) |
Belki de bu nedenle çoğu zaman tezyinatın en güzelini hak eder Kilit Taşı. Roma ve Bizans’ta zarif bir figürle, ve ekseriyetle kadın figürü ile bezenir. İslam mimarisinde daha çok geometrik ve bitkisel bezemesiyle ön plana çıkar. Bunun yanı sıra Amasya Darüşşifası’nın taç kapısını ayakta tutan Kilit Taşı’nda olduğu gibi İslam mimarisinde de istisnai süslemeleri görmek mümkündür.
Ne var ki o bir başlangıç değil, bir esere yerleştirilen en son taştır… Bu nedenle bir başlangıç yazısı için biraz tezat biraz ironi içermektedir.
Öte yandan Kilit Taşı’nı çekerseniz eğer yapı dağılır, çöker… Son taştır belki ama o olmadan da eser tam manasıyla vücut bulamaz..
Bitirirken,
Sembolik dilde kadını temsil ettiği düşünülür Kilit Taşı’nın, zira kadın giderse hayat dağılır, çöker…
![]() |
| Efes Antik Kenti Hadrianus Tapınağı |
Ancak bu başka bir yazının konusu olacak kadar derin bir mevzu… Kim bilir gün olur onun da kaleme alınacağı vakitler gelir…
![]() |
| Amasya Darüşşifası Taç Kapısı (Belkıs Doğan-2017) |
![]() |
| Mardin Zinciriye Medresesi Mihrabı (Belkıs Doğan-2016) |
![]() |
| İsfahan Khaju Köprüsü (2017) |








